Balyan Ailesi’nin izinde : Küçüksu Kasrı | GEZİ

İstanbul’un “dantel gibi işlenmiş” binaları beni kendine hayran bırakıyor. Hayranlığımın kesişme noktası ise Ermeni Mimar Balyan Ailesi.

Aslen Kayserili olan bu mimar aile, dört nesil boyunca İstanbul’un çeşitli yerlerine güzel imzalar atmış. Çırağan Sarayı’ndan tutun da Ihlamur Kasrı’na, Büyük Mecidiye (Ortaköy) Camii’nden Akaretler Binalarına kadar bir çok “sanat eseri” inşa etmiş ve bence İstanbul’u İstanbul yapan insanlardan olmuşlar.

Lale Devri’nin sonunda çıkan Yeniçeri ayaklanmalarıyla, Kağıthane’deki saraylar köşkler yakılıp yıkılınca, Sultan I. Mahmud kendine yeni bir yer aramış ve Küçüksu’da ahşap bir bina inşa ettirmiş. Sultan Abdülmecit ise ahşap binayı yıktırarak Nikogos Balyan’a yeni bir kasır sipariş vermiş. 1857’de bina kullanıma açılmış, içerisinde kullanılacak sanat eserleri içinse Viyana Operası dekoratörü Sechan görevlendirilmiş. Kasrın yeteri kadar gösterişli olmadığını düşünen Sultan Abdülmecit’in emriyle daha fazla süslenmiş ve ön cepheye tuğrası işlenmiş. Sultan Abdülaziz döneminde ise dış cephe süsleri iyice arttırılmış. “İhtişamdan yıkılan” kasır dinlenme ve av için kullanılmış. Bu yüzden yatak odası planlanmamış, Cumhuriyet Dönemi’nde odalar yatak odası olarak düzenlenmiş.

Mustafa Kemal Atatürk de İstanbul’da bulunduğu yıllarda Küçüksu Kasrı’nda çalışma ve dinlenme amacıyla bulunmuş. Kasır bir dönem kız kardeşi Makbule Hanım’a tesis edilse de Atatürk’ün emri ile bu karardan vazgeçilmiş.

 

Küçüksu Kasrı, Dolmabahçe Sarayı gibi doldurma zemin üzerine inşa edildiği için çevredeki yapılaşmadan ve yoğunlaşan trafikten kaçarcasına denize doğru kaymaya başlamış. 1992 yılında kapsamlı bir restorasyona girse de kasrı gezerken eğimi fark etmemek mümkün değil.  1996 yılından itibaren ise müze olarak ziyarete açılmış.

 

 

 

Hayran hayran müzeyi gezdikten ve onlarca fotoğraf çektirdikten sonra deniz kenarındaki restoranda oturup yemeğinizi tatlınızı yiyebilir, Boğaza karşı kahvenizi içebilirsiniz. Ama benim gibi kalabalıktan hoşlanmıyorsanız sabah erken saatleri seçmenizi tavsiye ederim.

 

 

* Bu yazı daha önce TheMagger’da yayınlanmıştır.

Yorum Yaz

Lütfen yorumuzunu yazın
Adınız